Kişisel Notlar / Şehir Kültürü
İstanbul
Doğduğum, büyüdüğüm ve her seferinde yeniden tanımak istediğim şehir. Sokaklarına, seslerine ve hikâyelerine duyduğum sevginin ayrı bir yeri var.
İstanbul ve Ben
Bir şehirden daha fazlası.
20 Mayıs 1993’te Süleymaniye’de başlayan, Bayrampaşa’da büyüyen bir hikâyenin içindeyim. İstanbul benim için yalnızca yaşadığım yer değil; ailemin, eğitimimin, arkadaşlıklarımın ve çalışma hayatımın birbirine bağlandığı şehir. Rumeli ve Balkan kökenli bir ailenin içinde yetişirken, İstanbul’un farklı insanları ve hayatları bir araya getiren yapısı da gündelik hayatımın doğal bir parçası oldu.
Bu şehri en çok ayrıntılarından tanımayı seviyorum. Bir semtin adı, bir yapının sokağa açılan kapısı, konuşmalarda duyulan bir kelime ya da kıyıdan görünen bir siluet, daha önce bildiğimi düşündüğüm İstanbul’a yeniden bakmamı sağlayabiliyor. Aynı şehrin içinde tarihî bir çevreden hareketli bir ticaret bölgesine geçmek, İstanbul’un tek bir anlatıya sığmadığını hatırlatıyor.
Süleymaniye’nin benim hikâyemde başlangıçla, Bayrampaşa’nın ise büyümek ve gündelik hayatla ilişkisi var. Şehre ilgim bu iki yerle sınırlı değil. Semtleri birbirleriyle yarıştırmadan; her birini kendi geçmişi, insanları, yapıları ve bugünkü hayatıyla tanımaya çalışıyorum. Bayrampaşa, Süleymaniye ve Sütlüce, burada ayrı ayrı ele almak istediğim yerlerin başında geliyor.
Sosyal hizmet eğitimim ve insanlarla yürüttüğüm çalışmalar, bir şehre yalnızca binaları üzerinden bakmamayı öğretti. Bir mahallenin nasıl yaşandığı, insanların birbirleriyle kurduğu ilişki ve ortak mekânları nasıl kullandığı da o yerin hikâyesinin parçaları. Bu yüzden şehir üzerine düşünürken mimariyle gündelik hayatı birlikte ele almayı önemsiyorum.
Gayrimenkul çalışmalarımda İstanbul’un mekânlarıyla başka bir ilişki kuruyorum. Bir iş yerinin konumu, bir sokağın hareketi veya bir yapının kullanım biçimi; kâğıt üzerindeki bilgilerden daha fazlasını anlatıyor. Ses, sahne ve Türkçeye ilgim ise şehrin diline, edebiyatına ve anlatılma biçimlerine dikkatimi artırıyor. İstanbul, farklı çalışma alanlarımın birbirine dokunduğu yerlerden biri.
Buradaki notlarımı da bu bakışla bir araya getirmek istiyorum: gördüğümü, okuduğumu ve üzerine düşündüğümü kendi cümlelerimle anlatmak. Gezi notları, fotoğraflar, semt yazıları, camiler ve türbeler üzerine okumalar zamanla bu bölümün parçaları olacak. İstanbul’u tamamlanmış bir bilgi listesi gibi değil, tanımaya devam ettiğim bir şehir olarak paylaşacağım.
